20 Temmuz 2014 Pazar

edemeyenler olarak nitelendirilebilir.

Sanat, içselleştirdiğimiz hatta ifadeye dökemediğimiz bir çok hayalci ürünü fantastik şekilde dışa vurmayı amaçlayan bir araçtır. Bu aracı en iyi yapanlara verilen ismi de sanatçıdır. Sanatçı olgusunu yakalayabilmek hiç de kolay olmamaktadır. Çünkü bu aracı tamamen basitleştirmeye çalışanlar kısacası hep düz düşünenler sanatı ve sanatçıyı kabul edemeyenler olarak nitelendirilebilir. Buradaki sanatçı olgusu tahmin edebileceğimiz gibi ufak tefek resimler yapan , basit manzara fotoğrafları çeken veya en kolay notaları çalabilenlerdir. Çünkü bireyin sanata ilgisi varsa sanatın hangi dalı olursa olsun bu alan üzerine yönelmezse maalesef sanatçı kimliğini kazanamazlar . Sanata eğilimi olan bireylerde sanat kursu aracılığıyla sanata dair eksikliklerini giderebilirler.
Sanat kursu bireyin sanata dair yeteneklerini ön plana çıkarmakla kalmaz ayrıca kişiye edebi bir kimliğin yanı sıra sosyallik adına büyük katkılar sağlar. Bunun yaratabileceği faydalar düşünüldüğünde birey çevresinde ilişkilerinde ve bakış açısında üst düzey bir döneme ulaşır. Bunu olumlu ürünler yaratarak kendisine katkıya çevirmeye çalışan sanatçı aynı zamanda bir şeyler öğrenmeyi de bu kurslar sayesinde kendisine ilke edinmekten vazgeçemez. Sanatçı kimliği sanat kursunun yaptığı etkiden dolayı seçeceğimiz sanat kursu da bizim için çok büyük bir önem ifade etmektedir. Bunun için sıradan ve basit kurslar tercih edilmemelidir.

kurtulup kendisisin bile

Sanat kelimesi günümüzde  bir şeyler üretmek , türetmek hatta hayal gücünün dışa vurumu şeklinde tanımlanır. Çünkü bir ürüne sanat denilmesi için bazı durumları veya olguları taşıması gerekir. Bunlar belli başlı olup sıradanlaşmış ürünler değil de daha öznel fakat geniş bir kitleye hitap edip insanlarda ilgi çekme duygusunu harekete geçirmesi gerekmektedir. Bilindiği gibi bu sanat duygusu doğuştan gelen bir yetenektir. Fakat bunun açığa çıkması için bireyin bazı işlevleri çalıştırmak gerekir. Bu bireyin tek başına halledebileceği bir iş olmaktan çıkıp daha çok çevresiyle ilgili bir durum haline gelir. Sıradan fakat sanat adına bazı donanımlara sahip bir bireyi düşündüğümüzde bu sanat duygusunu basit işler yaparak veya az ama yeterli alt yapıya sahip bilgisini eğitimle çoğaltarak bir şeyler kazanabilir. Bu bireyi daha doğrusu kendisinin bile sıradan olduğu düşündüğü bu birey  eğitimler ve istek doğrultusunda birey kimliğinden çok sanatçı kimliğini kazanır.

Bireyin bu sanatçı kimliğini alması yani eğitimden kast sanat kursları adı verdiğimiz kişinin eğilimli olduğu kursa yönelmesidir.Bu sanat kursları sayesinde birey sıradan kimliğinden kurtulup kendisisin bile fark edemediği bir karaktere bürünür. Bu durumda tabi ki kendisi ve çevresi üzerinde büyük etkiler yaratır. Bu etkiler tamamen pozitif durumlardan ibaret olup yalnızca kendisisin değişimi olmaz çevresinde bu durumu etkiler.

olarak adlandırılan bir

Keman ; Viyola ve viyolonselin de bulunduğu violin ailesinin en yüksek tondan çalan en küçük üyesi olan kemanın dört teli vardır. Akord sesleri petsen tize sol,re,la ve mi’dir. Keman çalmada kullanılan yaya arşe denir. Arşede yapay ya da gerçek at kılının yanı sıra ham misina olarak adlandırılan bir madde de kullanılabilir. Ayrıca yayını düzgünleştirmek ve sesi güzelleştirmek amacıyla arşe adı verilen madde sürülür bu madde bala benzeyen katı bir maddedir. Bir çok dilde bir çok anlamda kullanılan kemanın kökeni Orta Asya göçebe atlı kültürlerinden gelip kazak kopuzundan esinlendiği sanılmaktadır. Günümüz kemanına Antonio Stradivarius kemana son şeklini vermiştir.

Ülkemiz keman kültürü konusunda maalesef geri kalmakta sanatın akıcılığını önemli bir dille gözler önüne seren bu alete duyduğumuz sevgi yok denecek kadar azdır. Nedeni ise kimi  Avrupa ülkelerinde yeteri kadar gelişmiş olmadığımız kimilerine göre ise geleneklerimize bağlılığımızdan dolayı bir kısıtlanma söz konusu olduğudur. Ülkemiz dışına çıkıldığında keman ebeveynler tarafından ders olarak çocuklarına verilmektedir. Keman kursu ülkemizde eğitim öğretim sürecinde verilme fikri ortaya atılsa da bireylerinde keman kursu  konusunda bilinçlendirilmesi gerekir. Eğitim kurumlarından çok kemanı özel ders olarak alınması gerekir. Eğer de kurumlarda alınılması zorunluysa bu kurumun eğitim aşamasına dikkat edilmelidir.

ve kulağın daha

Bateri ; Fransızca kökenli bir kelimedir ve vurmalı çalgılar takımının bir arada toplanmasına(takımına) verilen isimdir. Şarkıların kulağa daha hoş gelmesi  için önemli bir ahenk olan  ritmin tutulmasına yarar. Bunu çalmak için kullanılan sopalara baget denilmektedir. Bu bagetlerin metal olmamasına özellikle dikkat edilmelidir. Çünkü bateriye zarar verebilir.

Bateri bugün  bir çok düğün,konser veya şarkı yapımında kullandığımız önemli bir enstürimandır. Çünkü onun  sayesinde tutulan  ritm  ahenk uyumunu ve kulağın daha hoş ses algılaması gibi olumlu durumlar meydana  gelmektedir. Günümüzde özellikle rock müzik türünün seven gençler için olmazsa olmaz bir müzik aletidir. Doğal olarak da bu da gençlerin özellikle de üst düzeyde bu aleti çalmak gibi istekleri doğmuştur. Tabii ki bu durumda bateri öğreten öğretmenler içinde bateri dersi  verme gibi bir oluşum ortaya çıkarmıştır. Bu verilen bateri dersi sayesinde gençlerin bu enstüriman için duyduğu zevk daha da artmaktadır. Aslında bir çok zararlı alışkanlık ve maddeden genç yaşta ölen gençlerimizi  görmek yerine bateri veya herhangi bir müzik aleti ile başarıya ulaşan gençleri görmek hepimizin tercihidir.

bir çalgı türüdür.

Gitar ; parmakla veya gitarın aracı olan pena ile çalınan sonsuz işaretine benzeyen yan bölümleri oval, sap üzerinde ses perdeleri olan sesli bir çalgı türüdür. Gitarlar genellikle altı tellidir ve ağaç türlerinden yapılır. Bir çok müzik türlerinde kullanılmaktadır. Sap, Köprü, Eşik,Manyetik,Pasif Manyetikler, Aktif manyetikler ve Tremolo kolu gibi kısımlardan oluşur. Klasik gitar, Akustik gitar,Elektro gitar,Bas gitar,Perdesiz gitar,Lap steel gitar,7 Telli gitar,12 Telli gitar,Weissenborn gitar ve Jazz gitar gibi türleri vardır. Bu gitarlar müzik türünün tercihine göre değişmektedir. Ör. ;Rock türü için Akustik gitar veya Folk türü için 12 telli gitar kullanılması vb. Sanat türlerinin bir çoğunda olduğu gibi gitarı çalmakta doğuştan gelen bir özveriyle olamayacağı için bu yeteneği dışa vurmak ve bireyi eğitmek için gitar kursu bulunmaktadır.
Gitar kursu özellikle bireyleri yetiştirmek gitarı bir kültür haline getirmesi için oluşturulmuştur. Gitar kursu sayesinde birey yeteneğinin farkına varmakta ve daha iyi şekilde gitarı çalmaktadır. Daha özgüvenli topluma sanatı daha iyi bir şekilde anlatan bireylerin yetiştirilmesi var olan gitar kursları sanatçıya bakış açısına değiştirmektedir.

Piyanistlerin sanata ve

Piyano ; tuşlu bir çalgı olan piyano sahip olduğu karmaşık çekiçli mekanizma sayesinde tellere vurarak ses veren klavyeli bir çalgı türüdür. Kökeni İtalyanca olan bu kelime ‘’güçlü ve hafif sesli klavsen’’ anlamına gelir. Çünkü ilk fikri klavsenden akla gelmektedir. Üzerinde 88 tane tuş bulunur. Bu çalgıyı çalan kişiye de piyanist adı verilir. Bir tür çekiç mekanizmasına sahip olan piyano 1700 ‘lü yıllarda Bartolommeo Cristofori tarafından yapıldı. İcadından bugüne gelene dek Alman Zumpe ve Beethoven gibi önemli temsilcileri bulunmaktadır.
Piyano kimileri için evde vakit geçirebileceği bir eğlence olarak görülse de kimileri için meslek halini almıştır. Piyanistlerin sanata ve topluma bakış açısını özetlemesi de zaman zaman görülür. Bu tür sanatı ifa eden kişiler bunun yetenekleri olduğunun farkına varmaktadırlar. Kimsenin doğuştan piyano öğrenemeyeceği için piyanistler bireyler için piyanı dersi vermektedirler. Piyano çalmak isteyen bu bireylerin piyano dersi ile profesyonel hale gelmesi amaçlanmaktadır. Piyano dersi küçük yaşta verilmeye başlandığında daha etkili olmakta ve hatta bu bireylerin eser yazabilecek konuma gelmeleri sağlanmaktadır.

nesneleri görüntülemeyi sağlar.

Fotoğraf ; Eski Yunanca’ da ışık,aydınlık,çizmek,kazımak,resim yapmak ve yazmak kelimelerinin baş harfleriyle türetilmiş bir nesne olup kelime anlamı olarak ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Işığın üzerine vuran nesneleri görüntülemeyi sağlar. İnsanların görebileceği en kalıcı görüntüleri yaratan dalga boylarıyla oluşan fotolardır. Bir çok fotoğraf CCD ya da CMOS görüntü algılayıcısına odaklayan fotoğraf makinesiyle çekilir. Bu makineyide ilk bulan Sir John Herscel’ dir.

Fotoğraf , bir çok mesleği ve terimi de beraberinde getirmiştir. Bunların başında fotoğraf işi ile ilgilenen veya meslek edinen kişilere fotoğrafçı denilmesi ve çekilen fotoğrafları film dendiğimiz nesne aracılığıyla yüzeye aktarmasıdır. Fotoğraf kimileri için özel kimileri için ise tarihsel anlamlar yüklemek için önemli bir objedir. Bu da beraberinde bunu hobi olarak veya meslek edinmek isteyen kişileri de sürüklemiştir.

Fotoğraf kursu bu işi hobi olarak yapmak isteyen veya fotoğraf çekmeyi hayatının bir parçası olarak gören kişiler için önemli bir araçtır. Fotoğraf kursu sayesinde basit gibi görünen fakat mükemmel fotoğraf çekmek için mutlaka gidilmesi  gerekilen bir yerdir